Güncel Duyurular

Fotogaleri

  • TMMOB Eskişehir
  • Güncel Duyurular
  • 02.10.2017

TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Basın Açıklaması-TERMİK SANTRALDE ISRAR ETMEK CEHALETTEN ÖTE, İNTİHARDIR!


TERMİK SANTRALDE ISRAR ETMEK CEHALETTEN ÖTE, İNTİHARDIR!

Delilik; “Aynı şeyi tekrar tekrar yapıp, sonucunda farklı bir şey olmasını beklemektir” der Albert Einstein..

26.09.2017 tarih ve 30192 Sayılı karar ile Resmi Gazete`de yayınlanan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın 22.09.2017 tarih ve 2017/89 No.lu kararı gereğince, Eskişehir’de toplam kurulu gücü 1080 MW olan ve kömür yakıtı ile elektrik üretmeyi amaçlayan B Sektörü Yeraltı Maden İşletmesi ve Kül Düzenli Depolama Tesisi Projesi olarak Alpu Termik Santralinin hayata geçirilmesi planlanmaktadır.

Toplam kurulu gücü 1080 MW olarak planlanan Alpu Termik Enerji Santralinde ana yakıt olarak yılda yaklaşık 6.500.000 ton yerli kömür (linyit) tüketileceği iddia edilmektedir. Proje kapsamında 11.250 dekarlık üretim alanının yaklaşık 1.200 dekarlık kısmında santral sahası, yaklaşık 300 dekarlık kısmında ise kömür stok sahası tesis edilmesi ve işletilmesi planlanmaktadır.

Eskişehir’in Tepebaşı İlçe sınırlarında yer alması planlanan Alpu Termik Santral Sahasının, Eskişehir İl Merkezi’ne yaklaşık 32 km, Tepebaşı İlçe Merkezi’ne ise yaklaşık 25 km mesafede yer alacağı, Santral sahasına en yakın yerleşim merkezlerinin ise 1.8 Km mesafede Beyazaltın Mahallesi, yaklaşık 3 Km mesafede Kozlubel Mahallesi ve yaklaşık 5.5 Km mesafede Gündüzler Mahallesi olacağı tahmin edilmektedir.  Santral sahasına en yakın konutun ise santral sahasının en yakın sınır noktasının kuzey batı istikametinde ve yaklaşık 1.5 Km mesafede Beyazaltın Mahallesi’nde bulunacağı düşünülmektedir.

Ülkemizin en verimli ovalarından birinin göbeğinde Termik Santral yapılmak istenmesi tarım ve geleceğimize ihanettir.

İlgili Termik Santralin yapılmasının planlandığı coğrafi alan olan Alpu Ovası Porsuk Nehri tarafından ikiye bölünmektedir. İç Anadolu Bölgesinin zengin ovaları arasında yer alan bu ovanın genelinde Porsuk Irmağından tali kanallarla sulu tarım yapılmaktadır. Bölgenin büyük bölümünde ağırlıklı olarak; şeker pancarı, mısır, ayçiçeği, sebze ve buğday ekimi yapılmaktadır. Büyükbaş, küçükbaş hayvancılık, arıcılık diğer geçim kaynakları arasındadır.

Bölge çiftçileri, derinliği 150-200 m olan su  kuyularından, 70- 80 metre seviyeden çıkan yer altı suyu sayesinde tarım yapmaktadır. Yer altı maden işletmesinde kömür 350 metre derinlikten galeri açmak suretiyle yerüstüne çıkarılacağı düşünülürse bu bölgede bulunan yer altı suyunun akıbeti ne olacak? Bu yer altı suyu boşaltılırsa tarımsal suyu sağlayacak başka bir imkan bulunmamaktadır. Kömür madenciliği için böylesine verimli bir üst toprağın sıyrılıp, sahanın susuzlaştırılması gerekeceğinden kömür yatırımları tarımın baş düşmanı olacaktır.

 

Ülkemizde; tamamına yakını bu bölgeden çıkarılan, 5000 yıllık geçmişe sahip ve bölge halkının da önemli bir geçim kaynağı olan Lületaşı (Beyazaltın) termik santral alanı ve kül döküm sahalarının altında kalacağından tamamıyla yok olacaktır.

 

Uğruna Termik Santral yapılması düşünülen Alpu kömür rezervinin özellikleri: 

Eskişehir- Alpu linyit sahası kuzeyde Kızılcaören ve Yakakayı köyleri, güneyde Sevinç ve Ağapınar köyleri arasında kalan yaklaşık olarak 10 kilometrekarelik geniş bir çanakta yayılım göstermektedir. Yapılan çalışmalara göre kömürün kalorifik değeri düşük, nemi ve kükürt içeriği yüksektir.

Termik Santralin çalışma prensibi sonucu oluşan atıkların, çevre sağlığına çok çeşitli biçimlerde etki ettiğine ilişkin ve ne yazık ki ülkemizde işler vaziyetteki Termik Santrallerin yarattıklarını da içine alan birçok olumsuz örnek sıralayabilir durumdayız.

Kömürlü termik santrallar zehir saçmaktadır. Birlikte yaşamak intihardır!

Kömürlü termik santrallar oluşturdukları kül dağları ve asit yağmurlarıyla başta ormanlar ve sulak alanlar olmak üzere doğaya, tarım alanlarına da büyük zarar vermektedir. Kömürlü termik santralların olduğu yerlerde tarımsal üretim azalmakta, kül ve asit yağmuru yağan köylerde verimli ürün yetişmemekte, ayrıca ormanlarda ve sulak alanlarda yaşayan tüm canlıların yaşam hakları ihlal edilmektedir.

Kömürün yanmasıyla bacadan çıkan gazlar, küçük parçacıklar ve ağır metaller arasında kükürt dioksit, azot oksitler (bunun yan ürünü olan ozon), sülfatlar, nitratlar, kurşun, cıva, kadmiyum, arsenik, krom, nikel ve hatta radyoaktif madde olan uranyum ve radon bulunur. Örneğin Yatağan’da geçmiş yıllarda termik santraldan kaynaklanan duman nedeniyle radyasyon alarmı verilmiştir.

Sağlığımız bozulacaksa, Termik Santralimiz olmasın!

Hava kirliliğine neden olan bütün bu kirleticiler solunan havayla akciğer kanseri, kronik bronşit, astım ve kalp hastalıkları başta olmak üzere çok sayıda sağlık sorununa neden olurlar; özellikle de çocukların, kronik hastalığı olanların (kalp ve akciğer hastalıkları olanlar başta olmak üzere) ve yaşlıların hastalanmasına veya mevcut hastalıklarının ağırlaşmasına neden olarak erken ölümlere yol açarlar:

Ayrıca içerdikleri ağır metallerle insanların sinir sistemini etkileyerek, anormal doğumlara neden olur, gelişme ve öğrenme yeteneğini azaltır. Salınan Radon gazı kanserojen artışına neden olur, Çıkan gazlar asit yağmurları oluşturur bu da toprağın kimyasını bozarak, verimi azaltır, ağaçlarda kurumaya yol açar, hayvancılık, su ürünleri ve arıcılığın olumsuz etkilenmesine sebep olur.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 3,7 milyon kişinin açık alan hava kirliliği yüzünden hayatını kaybettiğini bildirmektedir.

- Çatalağzı Termik Santrali`nin insan ve çevre sağlığı üzerinde büyük etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bölgedeki doğumların %20`sinde gelişmemiş akciğer, astım ve kronik akciğer hastalığı görülürken, bölgede kanser oranıysa gün geçtikçe artmaktadır.

-300 bine yakın nüfusuyla Afşin Elbistan bölgesine 23 yıl önce kurulan Afşin Termik Santrali A Ünitesi o günden beri filtresiz çalışmaktadır. Bölgede şu ana kadar onlarca kişi akciğer kanserinden ölmüştür. Hava kirliliği o kadar yoğun ki, evlerin balkonları, arabalar ve tüm bölge adeta bir kar tabakası gibi kül ile kaplanmaktadır.

Termik santrallar atık suyla çevresel tehdit oluşturmaktadır. Termik santrallerde; soğutma, buhar  elde etme ve temizleme gibi çeşitli amaçlarla su kullanmakta ve tüm bu işlemler sonucunda tonlarca atık su oluşturmaktadır (Su arıtma tesisi atık suları, su - buhar çevriminden kaynaklanan atık sular, curuf teknesi taşıntı suları, yıkama ve temizleme suları, yağlı sular, evsel atık sular ve yağmur suları, kömür stok sahası drenajları). Bu miktar ve özellikteki atıkların ne kadar işlemden geçirilirse geçirilsin, çevre kirliliğine yol açması kaçınılmazdır. Çünkü sonuç olarak bu sular ya Alpu ovasının verimli topraklarına  ve yeraltı sularına ya da Porsuk çayı yoluyla Sakarya Nehrine  ulaşacaktır. Dolayısıyla porsuk çayı tarımsal sulamada kullanılamayacak, porsuk çayından sulama yapan bu bölgenin dışında, Alpu`dan başlayıp Beylikova, Biçer, Yunusemre, Sazak, gibi Polatlı ya kadar olan bölgedeki tüm çiftçiler bundan etkilenecektir

 

Bu atık suyun hem yeterince soğutulmadan kaynağına geri verilmesinden dolayı mevcut ekosistemi bozması ve tarım arazilerini çürütmesi, hem de cüruf ve zehirli atıkları içerecek şekilde kaynağını kirleterek içinde ve dışında yaşayan her türlü canlının ölmesine veya kalıcı hasarına sebebiyet vermesi, Termik Santrallerin çevresinde olağanlaşmış gerçeklerdendir.

Hiçbir teknoloji insan hayatından daha değerli değildir

Termik Santral işletmeye geçtiğinde yılda 1.600.000 ton taban külü ve uçucu kül ile 350.000 ton alçıtaşı olmak üzere ortaya çıkacak olan toplam 1.950.000 ton atığın bertarafı sırasında çevre ve insan sağlığını kaygı verici şekilde etkileyecek problemler yaşanacak olmasını kabul edemeyiz. 

Kömür ayrıca küresel ısınmaya neden olan sera gazları arasında birinci sırada gelen karbon dioksitin en önemli kaynağıdır. Yıllık sera gazı salınımını 1990-2012 arasında %133 artıran Türkiye, bu artışı büyük ölçüde fosil yakıtlardan ve başta kömürden enerji üretimini artırmasına borçludur.

Buna rağmen kurulan ve işletilen termik santrallerden çıkan atıkların hava, su ve toprak kirliliğine yol açacağı ve toplum sağlığını olumsuz etkileyeceği gerek Türkiye, gerekse Dünya ölçeğinden örnekleriyle ortadayken, yöre halkının muhalefetini önlemek adına, büyük bir iş kapısı olarak lanse edilen Termik Santralin varlığında, halkın ekonomik mağduriyetinin önüne geçileceğine dair göz boyama propagandası yürüten rant peşindeki yetkililerce, masum halkın çaresizliği ve iyi niyetinin hedef alınması kabul edilemez.

Tüm bu olumsuzlukların Alpu ve çevre köylerdeki doğal güzelliğin bozulmasına, turizm faaliyetlerindeki canlılığın azalmasına, konutların değerinin yarıya düşmesine, tarım arazilerinin kamulaştırılarak, arazi sahiplerinin düşük ücretlerle tazminat almaya mecbur bırakılmasına, hatta işsizliğin, göçlerin artmasına, meyvenin, sebzenin, arının, balığın yok edilmesine,  dolayısıyla ekonomik yapıda bozulmalara sebep olmasına izin vermeyeceğiz.

Gözünü para ve rant hırsı bürümüş sermaye sahiplerine sözümüz;

Ovamıza karışma, bırak nefes alalım.

Güneşimiz, rüzgarımız, jeotermal ve biyoyakıt gibi yenilenebilir enerji kaynaklarımız bize yeter, Termik Santral olmasa da olur…


TMMOB ESKİŞEHİR İL KOORDİNASYON KURULU ADINA

 NEŞET AYKANAT

 TMMOB ESKİŞEHİR İL KOORDİNASYON KURULU SEKRETERİ

 

http://www.sehirgazetesi.com.tr/termik-santral-intihar-demek/19699/

http://www.sakaryagazetesi.com.tr/termik-santrale-izin-vermeyecegiz-n161699/

http://www.istikbalgazetesi.com/haber.asp?sec=1&newscatid=7&newsid=178757

http://www.anadolugazetesi.com/termik-santralde-israr-etmek-intihardir-73917.html



    İlgili Görseller