Güncel Duyurular

Fotogaleri

  • TMMOB Eskişehir
  • Güncel Duyurular
  • 21.04.2018

ÇATALAĞZI’DAN ALPU’YA: BİR TERMİK SANTRAL İNCELEMESİ

Zonguldak ili Çatalağzı beldesinde 1940’lı yıllardan itibaren kurulmaya başlanmış olan termik santraller bölge demografisi ve ekolojisi üzerinde ciddi değişimlere sebep olmuştur. 2004 imar planıyla termik santral bölgesi ilan edilen belde, çevresel ve ekonomik anlamda bir çok sorunla baş başa kalmıştır. Yeni termik santral projeleriyle de karşı karşıya kalan Çatalağzı halkı ile Alpu halkı, yapılması planlanan termik santralden dolayı aynı kaderi paylaşmak üzeredirler. Çatalağzı beldesinde yapılan incelemeler sonucunda, termik santrallerden kaynaklı tarımsal üretime dayalı ekonomi durmuş bulunmaktadır. Santrallerin kömüre dayalı üretim sisteminden dolayı açığa çıkardıkları sera gazları ve küller, toprağı ve bitki örtüsünü etkilemektedir; yine santrallerin soğutma ünitelerinde kullanılan deniz suyunun kimyasallara maruz bırakıldıktan sonra, önce beldenin içerisinden geçen dereye, sonra tekrar denize verilmesinden kaynaklı tarım yapılamamakta ve deniz ürünlerinden verim alınamamaktadır. Ayrıca ünitelerin içinden geçen soğutma suyu sıcaklığı artarak denize tekrar verilmektedir, bundan dolayı deniz faunası zarar görmektedir. Tüm bunlardan dolayı bölgede tarım, hayvancılık, balıkçılık ve arıcılık faaliyetleri durmuştur. Bölgede tüm bu çevresel etkilerden dolayı, KOAH ve kanser vakalarında büyük bir artış gözlenmiştir. 7000 nüfuslu bu beldede çocuk onkoloji hastanesi kurulma çalışmaları başlamıştır. Bu durum bölge halk sağlığının tehdit altında olduğunun otoriteler tarafından bilindiği ve durumun vahametinin artacağı konusunda şüphe uyandırmaktadır. Nüfustaki düşüş de beldede yadsınamayacak bir durumdur. 12000 olan belde nüfusu, kömürlü termik santrallerin açılmasına rağmen 7000’e düşmüştür. Termik santrallerin istihdam ile ilgili vaatlerini yerine getirmemesi belde sakinlerinin göçüne neden olmuş, sağlık problemleri yanında tarım ve hayvancılığın sona ermesinden dolayı insanlar bölgede tutunamamışlar ve kentlere göç etmişlerdir. Geriye kalan halk ise; termik santraller, kömür taşıma bantları ve enerji nakil hatları arasında sıkışmış olan konutlar, okullar ve parklar içerisinde yaşamlarına devam etmeye çalışmaktadır. Bu durum organik kent dokusunu negatif yönde etkilemektedir. Alpu’da hayata geçirilmesi düşünülen termik santral projesinde de durumun bundan farklı olması beklenmemektedir. Çatalağzı ve Alpu belediyesinde yapılması planlanan termik santraller arasında işleyiş olarak farklar bulunmasına rağmen, gerek tarım, gerek hayvancılık faaliyetlerinin tehdit altında olması Alpu Ovası’nın yaşamsal koşullarını olumsuz yönde etkileyecektir. Çatalağzı’daki termik santrallerde soğutma üniteleri için günlük 3 milyon ton su kullanıldığı verisi elde edilmiştir. Alpu’da yapılması planlanan termik santralin çalışma sürecinde soğutma ünitelerinde kullanılacak suyun Alpu Ovası’nda nereden temin edileceği bir muammadır. Sistemden geçen kimyasallarla kirlenmiş suyun Porsuk Çayı’na verilmesi durumunda, tüm Sakarya Nehri Havzası tehdit altına girecek, nehrin Karadeniz’e dökülene kadar kat ettiği yolun üzerinde bulunan tüm tarım arazileri elverişsizleşecek ve bölge ekolojisi bozulacak, sadece Alpu Ovası değil, geniş bir coğrafya bu durumdan etkilenecektir. Dünyanın ekolojik dengesinin insanoğlu tarafından son derece bozulduğu bir ortamda yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmak dururken kabul edilemez bir termik santral daha yapmak ne kadar doğru ve çevreci bir karardır? Mimarlar Odası Eskişehir Şubesi olarak, ülkenin enerji ihtiyacının karşılanması için yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelinmesinin daha duyarlı ve akılcı bir yaklaşım olacağını düşünmekteyiz.

TMMOB Mimarlar Odası Eskişehir Şubesi