Şube Etkinlikleri

Fotogaleri

  • TMMOB Eskişehir
  • Şube Etkinlikleri
  • 15.01.2015

AOÇ, Kaçak Saray ve Kent Mücadelesi Paneli-15.01.2015

Değerli Meslektaşlarım,

İzninizle sizlere , Atatürk Orman Çiftliği değil, Atatürk`ümüzün Mirası Çiftlik ve Saray diye başlamak istiyorum.

Tarihimizden yokmuş gibi davrandığımız bir dönem var. 1914-1918. Osmanlı İmparatorluğunun da içinde bulunduğu 1. Dünya savaşı.

Ne oldu savaşın sonunda. Silah bırakıldı, teslim olundu. O zamanda bizim saraylarımız vardı;

Bursa‟da Bey sarayı,Diyarbakır‟da Artuklu Sarayı,Edirne‟de Edirne Sarayı,Beylerbeyi Sarayı,Yıldız Sarayı,Çırağan Sarayı,Dolmabahçe Sarayı gibi.Ne yazık ki halkın içinde bulunmadığı Saraylardan yönetilen imparatorluk toprakları işgal edildi.

Eskişehir‟de iki Eylül caddemiz var. Ne oldu 2 Eylül‟de. Eskişehir‟imiz düşman işgalinden kurtuldu.

Anadolu‟nun her evin çatısını Eskişehir kiremitleriyle örttük. Her evi Çan, Süsler sobalarıyla ısıttık. Çimento fabrikası, Sümerbank basma fabrikası, şeker fabrikası, lokomotif fabrikası, uçak bakım üniteleri, arçelik, cici şekerleme hemen sayıverdiğimiz sanayi kuruluşlarımız vardı. Hentbol, voleybol, atıcılık, futbol konusunda ekol olmuş Eskişehir sporumuz, şeker sporumuz, demir sporumuz, beton direk fabrikamız, Esbankımız, un fabrikalarımız, DSİ sporumuz, DDY sporumuz vardı. Bunlardan bir kısmı hala ayakta durmaya çalışıyor. Çoğu yok oldu gitti. Sahipleri değişti, yağmalandı.

Eskişehirimiz iki tane rektörlüğü olan tek Anadolu kenti. Boraksımız var, lületaşımız var, kalabak suyumuz var. En önemlisi insanımız var. Bunların hepsini yok ettik. şehir merkezinde sokakta gezen nüfusun nerdeeyse % 25‟i üniversite öğrencisi, yada üniversite mezunu. Turizm kenti haline gelen Eskişehrimizde meydan yok. AlıĢveriş merkezlerinde insanlar sosyalleşiyor. Randevu veriyor.

Bugün burada neyi tartışacağız. Biraz önce saydığım Cumhuriyetin öncü sanayi kuruluşlarının dünya pazarlarındaki yerinin ne olduğunu değil. Devrim arabamızın üretimini durduran anlayışlar bugün Atatürk‟ümüzün mirasını yok etmeye çalışıyor. 1937‟de Hazineye bağışlayarak ulusun korumasına bıraktığı çiftliği, 1. Derecede sit alanı olduğuna bakılmaksızın 1001 gece masalları ile yok edilmeye çalışılıyor. Panelimizin tam konusu ise ; yapımlarındaki hukuki sürece – izin / ruhsat uyulmaması mı? Atatürk`ün mirasının hukuka aykırı Devlet yönetimi tarafından hoyratça kullanımı mı? Mimari-estetik-şehircilik açısından değerlendirilmesi mi? 2-AOÇ`i arazisinin amacına aykırı kullanılması Atatürk Devrim ve ilkelerine savaş açmak mı? yoksa gerçekten memlekette saraya ihtiyat varda yer mi bulamadılar?

3- Sarayı inşa eden meslek mensupları kimler? projelerini kimler onayladı? Mimarlar odasına bildirdiler mi? bildirmediler ise ne yapmak gerekir? 4-Hukuk önünde Devlet-Vatandaş eşit değil mi? Hukukun üstünlüğü yok mu? Vatandaş 10 cm projeye aykırı işlem yaptı diye ruhsat verilmezken, nasıl oluyorda koskocaman bina yapılırken kimse görmüyor? Neden Devletin kurumları çalışmıyor? Hukukun olmadığı yerde insanların can ve mal güvenliğini kim sağlayacak? 6- AOÇ`nin korunması sadece TMMOB`nin görevi mi? Siyasilerin, siyasetten geçinenlerin hiç mi görevi yok? Milletvekilleri neden sadece soru önergeleriyle geçiştiriyorlar? Neden Bakan hakkında gensoru vermiyorlar? Gecekondu tipi yapılaşmadan, Muhallebeci kültüründen ne zaman kurtulacağız.

Saygılarımla.

TMMOB Mimarlar Odası Eskişehir şubesi Yönetim Kurulu adına Canan OYTAN




    İlgili Görseller